Dede, yemek bağımlılığı tedavisi planmda önerdiğim yükseltici gıdaları tüketerek ve yükseltici aktiviteleri yaparak kendi ayaklan üzerinde durmak, değerli hissetmek ve duygulannı bastırmamak için çabalamaya devam ediyordu, internetten Fransızca dersleri veren bir programa kaydoldu ve her sabah 20 dakikayı buna ayırmaya başladı. Paris'e gitme hayalini gerçekleştirmek için bir mevduat hesabı açtırdı. Hayatının dört gözle bekleyeceği deneyimlerle (kendi seçtiği deneyimler) dolu olduğunu hatırlamak için Dede'nin bu yükseltici aktivitelere ihtiyacı vardı. Dışarıdan sipariş ettiği pahalı yemeklerle duygulannı rahatlatmaya çalışmaktansa evde yükseltici yemekler pişirmeyi seçtiğinde tasarruf ettiği 5 doları Paris seyahati fonuna ekledi. Neyi bıraktığına değil hayatına neyi eklemeyi seçtiğine odaklanmaya başlamıştı.
Davranışlarını yemden programlarken Dede şunu fark etti; artık kötü bir olay yaşadığında veya kendini kötü hissettiğinde otomatik olarak yemek yeme isteği duymuyordu. Hatta bu isteği giderek daha az duymaya başlamıştı. Ofisindeki o adamla arkadaş oldu ve birlikte bir şeyler içmeye gittiler.
Ve sonra bir gün, yıllardır taşıdığı o 3 kilo fazlalığın 2 kilosunun gittiğini fark etti. Üstelik bu kiloları hiçbir zaman geri almadı. En önemlisi, Dede'nin düşünce biçimi düzelmişti. Geri kalan 1 kilonun fark edilmediğini veya düşünmeye değmediğini anlayacak kadar kendini sevmeye başlamıştı. Duygusal sebeplerden yemek yeme alışkanlığından vazgeçmişti ve kendini olaylarm akışına bırakıp mutlu olmaya başlamıştı.
13 Kasım 2013 Çarşamba
Ekonomi
Ertesi hafta Dede'nin annesi yine şikâyet etmeye başladı ve sorunlarını dinlemediği için Dede'yi de eleştirdi. Ama bu sefer Dede'nin annesine vereceği cevap hazırdı. "Seni seviyorum, anne" dedi. "Ama bazen ikimizin de birlikte biraz eğlenmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bazen işte uzun bir günün ardından o kadar bitkin hissediyorum ki... Bunun seni dinlemek istemememle ilgisi yok. Bazen yapamıyorum işte." Dede annesine, bir sorunla ilgili çözüm üretmeden kafa patlatmak anlamına gelen "analizparaliz" kavramından bile söz etti.
Dede daha sonra çantasından bir DVD çıkardı ve birlikte izlemelerini teklif etti. İkisinin de sevdiği bir aktörün başrolde olduğu bir romantik komediydi bu. Filmden sonra annesi beklenmedik şekilde neşeliydi ve Dede duygusal sebep
lerden yemek yeme alışkanlığından vazgeçme yolunda büyük bir adım attığını biliyordu.
Film izlemek gibi size keyif veren şeyleri yapmak, daha doğru beslenme yolunda basit ama etkili bir strateji olabilir. Dede aynı zamanda, annesinin düştüğü analizparaliz adı verilen tuzak düşünme kalıbından kaçınma yeteneğini de test etmiş ve bunu yaptığında çok kötü bir şey meydana gelmediğini görmüş oldu.
Altı hafta sonra Dede bana ilgisini çeken birisiyle tanıştığını söyledi. Onunla aynı binada çalışmaya başlayan bir adamdı. Dede onun yakışıklı olduğunu düşünmüş, ama kendisini çekici bulacağı hiç akima gelmemişti. Flört etme fikri onu rahatsız etse de gözlerinin içine bakıp gülümsemeyi başarmıştı.
Dede daha sonra çantasından bir DVD çıkardı ve birlikte izlemelerini teklif etti. İkisinin de sevdiği bir aktörün başrolde olduğu bir romantik komediydi bu. Filmden sonra annesi beklenmedik şekilde neşeliydi ve Dede duygusal sebep
lerden yemek yeme alışkanlığından vazgeçme yolunda büyük bir adım attığını biliyordu.
Film izlemek gibi size keyif veren şeyleri yapmak, daha doğru beslenme yolunda basit ama etkili bir strateji olabilir. Dede aynı zamanda, annesinin düştüğü analizparaliz adı verilen tuzak düşünme kalıbından kaçınma yeteneğini de test etmiş ve bunu yaptığında çok kötü bir şey meydana gelmediğini görmüş oldu.
Altı hafta sonra Dede bana ilgisini çeken birisiyle tanıştığını söyledi. Onunla aynı binada çalışmaya başlayan bir adamdı. Dede onun yakışıklı olduğunu düşünmüş, ama kendisini çekici bulacağı hiç akima gelmemişti. Flört etme fikri onu rahatsız etse de gözlerinin içine bakıp gülümsemeyi başarmıştı.
Aşırı Kilo Almak
Dede aşırı egzersiz yaptığı için ideal kilosundan sadece 3 kilo fazlaydı. Ama yemekle olan ilişkisi aşın kilolu hasta lanmmkinden daha az bağımlılık yapıcı değildi. Yemek birçok yönden, Dede'nin hayatma bazılarmınkinden çok daha fazla hükmediyordu.
Jenny gibi Dede için de hedefim ona, mantrasmm doğru olmadığını ve temel inanışlarının yanlış olduğunu kendine kanıtlayabileceği durumlar oluşturmaktı. Dede sevilmeye layık ve değerli olduğunu gerçekten kavrayabilirse, teselliyi bir paket cipste aramasma yol açan bağımlılık tetikleyi cilerinden kurtulma yoluna girmiş olacaktı.
Bir gün, Dede'nin uzun süredir hoşlandığı ama köşe bucak kaçtığı adam yeni bir ilişkiye başladı. Dede'nin buna tepkisi büyük boy bir pizzayı tek başına yiyip bitirmek oldu. Ondan, geriye dönüp canının yemek yemek istediğini fark ettiği o am hatırlamasını istedim. Sadece tetikleyicisini tanımak bile kendisini ve davranışım daha açık olarak görmesi açısından faydalı oldu. Ayrıca, hikâyesini yeniden yazmasını ve kendi kendine "Yükseltici bir mantraya sahip olan ideal bir Dede o anda ne yapardı" diye sormasını istedim.
Dede'nin hayatında iyi olduğunu hissettiği şeyleri kâğıda dökme pratiği yapmasmı sağladım. Ondan her gün listeye yeni bir şey eklemesini istedim. Listeye isteksizce "İşim fena değil," yazarak başladı; 10. güne geldiğinde, modayı sevdiğini ve en yakın kız arkadaşının hayatında olmasından ötürü ne kadar mutlu olduğunu yazıyordu artık.
Üçüncü hafta Dede, annesiyle birlikte bir gün tüm öğleden sonrayı, onun sorunlanndan şikâyet etmesini dinleyerek geçirdi. Geçmişte Dede annesinin evinden hem bitkin hem de kendi varlığından ötürü suçluluk duyarak çıkardı. Böyle bir günün ardından eve dönerken, yolda dondurmaya ihtiyacı olduğunu bilir ve markete gidip yarım küoluk çikolatalı dondurma ve sos olarak da bir kutu kremşanti alırdı. Bu sefer Dede annesini birkaç dakika boyunca şefkatle dinledi ama bitkin düşecek kadar değil. Sonra ayağa kalktı ve eve dönme vaktinin geldiğini söyledi. Arabasına doğru yürürken kendini biraz suçlu hissetti. Ama iyiydi mükemmel değil ama iyive dondurmaya ihtiyacı kalmamıştı.
Jenny gibi Dede için de hedefim ona, mantrasmm doğru olmadığını ve temel inanışlarının yanlış olduğunu kendine kanıtlayabileceği durumlar oluşturmaktı. Dede sevilmeye layık ve değerli olduğunu gerçekten kavrayabilirse, teselliyi bir paket cipste aramasma yol açan bağımlılık tetikleyi cilerinden kurtulma yoluna girmiş olacaktı.
Bir gün, Dede'nin uzun süredir hoşlandığı ama köşe bucak kaçtığı adam yeni bir ilişkiye başladı. Dede'nin buna tepkisi büyük boy bir pizzayı tek başına yiyip bitirmek oldu. Ondan, geriye dönüp canının yemek yemek istediğini fark ettiği o am hatırlamasını istedim. Sadece tetikleyicisini tanımak bile kendisini ve davranışım daha açık olarak görmesi açısından faydalı oldu. Ayrıca, hikâyesini yeniden yazmasını ve kendi kendine "Yükseltici bir mantraya sahip olan ideal bir Dede o anda ne yapardı" diye sormasını istedim.
Dede'nin hayatında iyi olduğunu hissettiği şeyleri kâğıda dökme pratiği yapmasmı sağladım. Ondan her gün listeye yeni bir şey eklemesini istedim. Listeye isteksizce "İşim fena değil," yazarak başladı; 10. güne geldiğinde, modayı sevdiğini ve en yakın kız arkadaşının hayatında olmasından ötürü ne kadar mutlu olduğunu yazıyordu artık.
Üçüncü hafta Dede, annesiyle birlikte bir gün tüm öğleden sonrayı, onun sorunlanndan şikâyet etmesini dinleyerek geçirdi. Geçmişte Dede annesinin evinden hem bitkin hem de kendi varlığından ötürü suçluluk duyarak çıkardı. Böyle bir günün ardından eve dönerken, yolda dondurmaya ihtiyacı olduğunu bilir ve markete gidip yarım küoluk çikolatalı dondurma ve sos olarak da bir kutu kremşanti alırdı. Bu sefer Dede annesini birkaç dakika boyunca şefkatle dinledi ama bitkin düşecek kadar değil. Sonra ayağa kalktı ve eve dönme vaktinin geldiğini söyledi. Arabasına doğru yürürken kendini biraz suçlu hissetti. Ama iyiydi mükemmel değil ama iyive dondurmaya ihtiyacı kalmamıştı.
Duygusal Sebeplerden Yemek: Haz Arayışı
Duygusal Sebeplerden Yemek: Haz Arayışı
ede'nin ideal kilosuna ulaşmak için sadece 3 kilo vermesi gerekiyordu ama bu 3 kilo fazlalık yüzünden adeta gözü başka bir şey görmüyordu. 7. bölümdeki Jenny7nin serotonin yoksunluğundan kaynaklanan davranışı yemek saplantısı ise, Dede'nin dopamin ve serotonin eksikliğinden dolayı düştüğü tuzak, duygusal sebeplerden yemekti. Jenny korkularının tutsağı iken Dede, ne çekici ne de sevüebilir olduğu inancının kölesi haline gelmişti. Mantrası, "Hiçbir şeye layık değilim77 buyurmuştu ve Dede'nin küıksız hali, üzerine bol gelen kıyafetleri ve çökmüş omuzları bu mesajı gayet açık ve net olarak veriyordu.
Duygusal sebeplerden yemek yiyen Dede, kendine dair olumsuz algısı her tasdik edildiğinde serotonin ve dopamin tuzağı gıdalara yöneliyordu. Sürekli olarak bunu tasdik etmeye çalıştığı için de genellikle aradığım buluyordu! Dede değersiz olduğundan o kadar emindi ki bu görüşü
henüz çevresindekiler tasdik etmeden kendisi etmişti bile. İlgilenebileceği bir erkekle tanıştığında, onunla flört etmek veya bir ilişki kurmaya çalışmak yerine yemek yiyordu. Terfi etme veya yeni bir iş bulma imkânı olduğunda, bu olasılığın peşinden koşmak yerine yemek yiyordu. Annesiyle can sıkıcı bir pazar günü geçirdiğinde, onunla yüzleşmek veya hafta sonu yapacak daha tatmin edici bir şey bulmak yerine yine yemek yiyordu.
Yoğun Egzersiz Yapmak
Bu yöntem aşırı yoğun egzersiz programları ve takıntılı kalori hesaplaması için de işe yarar. Örneğin, normalde günde 8 km koşuyor veya spor salonunda bir saat egzersiz yapıyorsanız, yazı geldiğinde bunlara bir günlüğüne ara verin. Ya da o gün her zamanki yorucu rutininizin dışına çıkarak kendinizi tempolu yürüyüşle sınırlandırmak gibi küçük adımlar atın.
Davranış değiştirmeye yönelik tüm bu egzersizler iki şeyi başarabilir. Birincisi, yedikleriniz üzerinde tamamen kontrolünüz olmasa bile her şeyin yoluna gireceğini öğreneceksiniz. İkincisi, kontrol sorununuzu yemek yerine aile, ev hayatı, iş ve kendi mutluluğunuz gibi diğer istikrar ve zevk kaynaklarına yöneltmeye zorlanacaksınız.
Kendinizi Başarıya Hazırlayın Unutmayın, bir şeyi ilk defa yapmak her zaman ikinci, üçüncü ve dördüncü defa yapmaktan çok daha zor olacaktır. Daha önce de söylediğim gibi, kalbiniz "Bunu yapamam!" derken mantığınızın "Sadece rutinimi değiştiriyorum, bu bana zarar vermeyecek" diyen mantıklı sesini dinleyin. Hangi sesi dinleyeceğinizi seçmek tamamen size kalmış; her ne kadar ilk başta kalbiniz daha fazla ve daha yüksek sesle konuşsa da. Ama mantıklı ses, ona her kulak verdiğinizde % 1 daha güçlenir.
Elbette bu, yavaş işleyen bir süreçtir; çünkü duygusal sesiniz hayatınız boyunca yemek yemenizi kontrol etti. Bu yüzden kendinize karşı sabırlı olun. Duygularınız söz konusu olduğunda nazik ve şefkatli davranarak kendinizi bu savaşı kazanmaya hazırlayın. Sonunda yola gelecekler!
Davranış değiştirmeye yönelik tüm bu egzersizler iki şeyi başarabilir. Birincisi, yedikleriniz üzerinde tamamen kontrolünüz olmasa bile her şeyin yoluna gireceğini öğreneceksiniz. İkincisi, kontrol sorununuzu yemek yerine aile, ev hayatı, iş ve kendi mutluluğunuz gibi diğer istikrar ve zevk kaynaklarına yöneltmeye zorlanacaksınız.
Kendinizi Başarıya Hazırlayın Unutmayın, bir şeyi ilk defa yapmak her zaman ikinci, üçüncü ve dördüncü defa yapmaktan çok daha zor olacaktır. Daha önce de söylediğim gibi, kalbiniz "Bunu yapamam!" derken mantığınızın "Sadece rutinimi değiştiriyorum, bu bana zarar vermeyecek" diyen mantıklı sesini dinleyin. Hangi sesi dinleyeceğinizi seçmek tamamen size kalmış; her ne kadar ilk başta kalbiniz daha fazla ve daha yüksek sesle konuşsa da. Ama mantıklı ses, ona her kulak verdiğinizde % 1 daha güçlenir.
Elbette bu, yavaş işleyen bir süreçtir; çünkü duygusal sesiniz hayatınız boyunca yemek yemenizi kontrol etti. Bu yüzden kendinize karşı sabırlı olun. Duygularınız söz konusu olduğunda nazik ve şefkatli davranarak kendinizi bu savaşı kazanmaya hazırlayın. Sonunda yola gelecekler!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
